Gürkut Gürsoy

Balık Hafızalı Halkım Unuttu Sizi! (V)

In 24 Ocak 1993, Uğur Mumcu on Ocak 24, 2017 at 10:14 am

24 Yıl oldu. Pazar sabahı gazete almak için evden çıkmak üzereydim. TRT ekranlarında Ankara’da bombalı saldırı sonucu katledilen Uğur Mumcu haberi geçiyordu. İstanbul yağmurlu, Ankara kar altındaydı. Ülke ise bir kere daha karanlık bulutların gölgesinde. 24 Yıl oldu. Karanlığın cellatları bir kez daha görevlerinin başındaydılar. Ölen, katledilen sadece bir beden değildi. Bu ölüm yüz binlere verilen bir mesajdı. Üç gün beş gün ağlarsınız, 3-5 sene yasını tutarsınız, bunu da unutursunuz diyorlardı. Kimleri unutmadınız ki, Uğur Mumcu’yu da unutursunuz, unutmayanlarınız olursa başka isimleri katleder, eskileri unuttururuz diyorlardı. Kusursuz bir makina gibi işlediler. Katlettiler. Yakalanmadılar. Katlettiler, unutturdular. Balık hafızası ile meşhurdur Türkiye insanı. Unuttu. Katilleri hiç sorgulamadı, katledilenleri ise çok kolay unuttu. Unutmamak, her yıl öldürüldükleri gün tören, yürüyüş, panel yapıp anmak sanıyor bazı insanlarımız. Oysa vurulanların, asılanların, gözaltında kaybedilenlerin, işkence tezgahlarında sır vermeyip son nefesini verenlerin düşünceleri vardı, idealleri vardı, onlar taraftılar. Düşüncelerini unuttunuz, ideallerinin peşinde yürümediniz, taraf olamadınız. Unuttunuz, Balık hafızalı halkımız yine unuttu…

Oysa ne güzel anlatmıştı Uğur Mumcu!

Uğur Mumcu
Uğur Mumcu

Dağ gibi, kara yağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık,

Vurulduk ey halkım, unutma bizi!

NICOLA SACCO & BARTOLOMEO VANZETTI / SELAM SİZE…

In Uncategorized on Ağustos 23, 2016 at 7:34 pm

15 Nisan 1920′de Massachusetts’te Slater & Morrill ayakkabı şirketinin paralarını taşıyan zırhlı araç soyuldu; araçtaki şirket muhasebecisi ve koruması vurularak öldürüldü. Araçta bulanan yaklaşık 15 bin doları alan iki soyguncu, kimseye görünmeden kendilerini bekleyen arabaya binerek oradan uzaklaştılar. Soygunun ardından, olayla hiçbir ilişkisi olmayan iki anarşist, Nicola isimli bir ayakkabıcı ve sokaklarda balık satan yoldaşı Bartolomeo tutuklandı.

Bartolomeo Vanzetti

Bartolomeo Vanzetti, 11 Haziran 1888′de Kuzey İtalya’daki Villafalletto’da doğmuş, önce pastacılık öğrenmek için babasının çiftliğini terk etmiş, ardından da 20 yaşında ABD’ye göç etmişti. Boston yakınlarındaki Plymouth’a yerleşmeden önce çeşitli işlerde vasıfsız işçi olarak çalışmış, 1919′da bir balık satıcısının mallarını devralmasının ardından sokaklarda balık satmaya başlamıştı. İtalya’dan ABD’ye göçen anarşistlerden duyduğu Proudhon, Kropotkin ve Malatesta’dan çok etkilenen Vanzetti, hayatını anarşizm mücadelesine adamıştı.

Nicola (Ferdinando) Sacco ise 22 Nisan 1891′de Güney İtalya’daki Torremaggiore’de doğmuş, Nisan 1908′de kardeşiyle birlikte babasının şarapçılık yaptığı köyü terk etmiş ve ABD’ye göç etmişti. Uzun süre bir ayakkabıcının yanında çıraklık yaptıktan sonra, iyi bir ayakkabıcı olmuştu. Karısı ve çocuğuyla İtalya’dan göçenlerin yaşadığı bir mahallede oturan Sacco’nun hayatı, göçmen anarşistlerle tanışmasının ardından tamamıyla değişmişti.

Here's to you Nicholas and Bart
Rest forever here in our hearts
The last and final moment is yours
That agony is your triumph

Sacco ve Vanzetti, Boston’da düzenlenen Galleanist Anarşistler toplantısında tanıştı. Bu toplantıdan sonra Sacco ve Vanzetti, diğer göçmen anarşistlerle birlikte askere alınmamak için Meksika’ya gittiler. Eylül 1917′de Meksika’dan ayrılan Sacco ve Vanzetti anarşizm mücadelelerini ABD’de sürdürdüler. Her ikisi de grevlerde, savaş karşıtı mücadelede ve devlet karşıtı propagandada aktif olarak yer almaktaydı. O dönemde ABD’nin en etkili anarşist gazetesi olan ve İtalyanca yayınlanan Cronaca Sovversiva‘da da yazmaktaydılar.

22 Yıl oldu, unutMADIMAKlımda!

In on Temmuz 2, 2015 at 12:20 am

“Sivas katliamı”nda yaşamını yitirenler, şairdiler, halk ozanıydılar, yazardılar, ressamdılar, semazendiler, müzisyendiler, karikatüristtiler, öğrenciydiler…

Şairdiler, halk ozanıydılar, yazardılar, ressamdılar, semazendiler, müzisyendiler, karikatüristtiler, öğrenciydiler…

Saflar nettir. Bir yanda yakanlar, bir yanda yakılanlar var. Kimse arada değildir.

Yakılan biziz. Yakılan halktır.

Yakanlar ise emperyalistler, onların ülkemizdeki işbirlikçileri, düzen partileri, ve abd güdümlü siyasi iktidarlardır. AKP iktidarının yeri tartışmaya yer vermeyecek biçimde yakanların safındadır.

Yakılarak katledilmelerinin üzerinden tam 22 yıl geçti. Katledilenlerden bazıları bu dünyada 22 yıl bile yaşamamışlardı oysa! Onları katledenler ve emri verenler 22 yıldır ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Maraş’ta, Çorum’da olduğu gibi. Katillerin ve emri verenlerin bazıları meclis sıralarında kendilerine koltuk bile buldular zamanında. Katleden zihniyet ise dün olduğu gibi bugünde iktidarda.

%d blogcu bunu beğendi: