Gürkut Gürsoy

Archive for the ‘polis’ Category

Genç Bir Kadına Şiddet ve Sonrası

In adli tıp, kadına şiddet, Nurcan İbrahimoğlu, polis, trt belgesel on Ağustos 5, 2011 at 4:20 pm

N.İ anlatıyor 

Tarih: 28 Temmuz 2011 Günü 21:40

Şehir : İstanbul / 42 M Bahçeköy – 4Levent  Hattı üzerindeki Orman Bölge Müdürlüğü Önü

Mekan : 42M Hatlı Otobüs

Olay : Şort giydiği gerekçesiyle 19 Yaşında genç voleybolcunun yumruk yemesi, dudağının patlaması. Sözlü saldırıya uğraması…

Fail : Yolcular arasında bulunan bir erkek (!)

Sonuç : Voleybolcu kardeşimiz polisin yönlendirmesi ile önce Şişli adli tıp merkezine gidip rapor almak istiyor. Ancak “bıçaklanma değil, kırık bile yok rapor veremeyiz” cevabı alıyor. Dudağının patlamış olmasına karşın şikayet başvurusunda işine yaramayacak “darp yok” şeklinde bir rapor düzenlenip veriliyor. Ayazağa’da bulunan polis merkezine gidip şikayetçi oluyor: “Şort giydiğim için ahlaki değerleri ayaklar altına aldığımı iddaa eden bir erkek (!) bana otobüste yumruk attı” diyor. Nerede, nasıl ve saat kaçta olduğunu anlatıyor.

Polisin cevabı : Maalesef akşam olduğu için böyle geç saatlerde ve karanlık ortamda mobese göremez, hem zaten orada kamera yoktur, oluyor!
N.İ Şikayetinde ısrarcı olunca “peki biz dilekçenizi yollarız ama görüntü olmadan hiç bir sonuç çıkmaz” denerek başvurusu alınıyor. N.İ nin anlatımına göre en azından o an için ve sonrasındaki günlerde görüntülere ulaşmak ve incelemek için bir girişimde bulunulmuyor.
N.İ nin beyanına göre Adli Tıp ve Polis olayın üstüne düşmek yerine ‘Kadına Şiddet’ konusundaki bir şikayeti evrak üzerinden kayda almak dışında olaya girmiyorlar.

Genç voleybolcu kardeşimizin açık ismi şimdilik bizde saklı kalsın. Baş harfleri ile hitap edelim ona şimdilik. 19 Yaşındaki N.İ. nin Twitterda paylaştığı durum özetini ise ismini kapatarak verelim. Ve en önemli notu ekleyelim “otobüste hiç tanımadığı bir kadına yumruk atan o erkek (!) gerçekten bu olayı gerçekleştirmiş ise şu an bir başka kadına şiddet uyguluyor olması ihtimali korkutucudur”!

Yumruk attığı ve sözleriyle toplumun ahlak (!) bekçiliği görevini üstlendiği iddia edilen kişinin bu davranışlarının nedenleri başka bir yazının konusu olur. Biz şimdilik N.İ tarafından yaşanmış olduğu iddia edilen KADINA ŞİDDET kısmına bakalım. 06.08.2011

Kadına şiddet ve yaşayanın tanıklığı, çaresizliği
Kadına şiddet ve yaşayanın tanıklığı, çaresizliği

Yazımıza EK 07.08.2011 :

Biz bu haberi yazarken genç kardeşimizin iddialarını kendi anlatımından aynen aktarmış ancak ismini saklı tutmuştuk. Sonrasında kendisi daha detaylı açıklamasını bize ulaştırdı ve isminin yayınlanmasında bir sakınca görmediğini eklemiş açıklamasına. Detaylı açıklamasını bugün açık olarak ismiyle yayınlıyoruz:

Saldırıya uğrayan Nurcan İbrahimoğlu (19 yaşında) kendi ağzından anlatımıyla iddiası ve detaylar:

Nurcan İbrahimoğlu (19 Yaşında)

Nurcan İbrahimoğlu (19 Yaşında)

Nurcan İbrahimoğlu anlatıyor:

… aksıne olayın cırkınlıgınden dolayı yayınlansın kı dısarıdakı kızların da dıkkatlı olmaları aılelerı tarafından onem alınmaları saglansın cunku yasım 19 ve bence benım yasımdakı kızlara karsı olan saldırılar daha da artıcak, korkutulup gıyım tarzının degıstırılmesı ıcın ıstenılen bu! ve bana annem bıle korkarak “kızım sort gıyme” dıyorsa ınsanlarında bu yonde tepkılerı kendılerını degıstırmek olacak! kımlerle gorusmem ve olayı ayrıntısıyla anlatmam gerekıyorsa ben varım lutfen banada kesınlıkle ulasın vee gercekten coook tesekkur ederım cunku tahmın edemıyecegınız ısımlere anlattım bu olayı ve gecmıs olsun deyıp gectıler! Bu ısın ustune gıtmenız benı cok mutlu ettı ve en azından yanlız olmadıgımı dusundurdu… gerekırse bende olayı sızın ıcın kaleme alırım tekrardan ayrıntılarıyla yada sıze anlatırım…

polise dileekçe verdim adli tıptan ise dudağım patlamış ve kanadığı halde “darp yok” belgesı aldım. zaten polisler, gonderilse sonuc cıkmaz ama bız yıne de gonderırız dedıler! ve ben bunu bıldıgım ıcınde aldıgım adli tıp raporunu vermedım evde duruyor zaten darp yok dedıler… benımde sınırlerım bozuldu 30 tane yer gezdım ‘agzım dudagım patlak’ yeter dedım… 42 M bahçeköy-4.levent metro otobusu orman bölge müdürlüğü onunde oldu tam olay acıbadem maslak hastanesı onundede otobusu saga cektık tartısma devam ettı, polısı arıycam dedım! halktan otobusun ıcınde olan ınsanlar sofore “ya sür şu arabayı aksam aksam ugrastırcak bızı” falan dedıler. saldırıp yumruk atan adamı da asagı ındırdıler olay cıkmasın diye. adam asagı ınerkende el salladı bıde bana saat: 21:40 cıvarı basladı aksam 28.07.2011 tarıhınde oldu tam olarak…

Yoruma fazla gerek yok! Kadınlarımıza yönelik şiddetin konusu, içeriği ne olursa olsun olayın üstüne gitmemiz gerekirken, öldürülen kadınlarımız her gün haber konusu olurken, şort giydiği için darp edildiğini iddia eden genç kızımıza sahip çıkmayı beklemenin ve yaşanmış olduğu iddia edilen çirkin olayın karşında durabilmenin bu ülkede hayalperestlik olur biliyoruz.

Bu saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen kişiyi polisin güçlü desteği olmadan yakalatamayız belki. Ancak yaptığının saklı kalmadığını duymasını ve en azından bir korku yaşamasını sağlayabiliriz. Bir gün kendisinden yaptığı bu saldırının hesabının sorulabileceği korkusu için bile çaba göstermeye değer. Unutmayın, benzer bir durum başka bir zaman başka bir yerde sizlerin, eşlerinizin, kızlarınızın, sevgililerinizin, annelerinizin, ablalarınızın ve arkadaşlarınızın başına da gelebilir. Lütfen duyarlı olalım.

Not:  Başvuru dilekçeleri, darp yoktur raporu ile saldırıya maruz kaldığını iddia eden Nurcan İbrahimoğlu’nun sözlü ve yazılı anlatımı mevcuttur. Kendisi önceki yıllarda Galatasaray ve Beşiktaş voleybol takımlarının alt yapılarında ve genç takımlarında voleybol oynamıştır. Haliç Universitesi Spor Yöneticiliği öğrencisidir. Ve tüm anlatımlar, olay bilgisi, yaşadıkları ve sonrasında olanlar Nurcan ibrahimoğlu’nun kendi sözlü ve yazılı anlatımlarına dayalıdır.

Reklamlar

7 Eylül 1980 Bursaspor 5 Beşiktaş 0

In beşiktaş, bursaspor, fenerbahçe, Olay, polis, sporda şiddet, tribün on Aralık 14, 2010 at 11:23 pm
Bursaspor ile Beşiktaş arasındaki kavganın sebebini dönüp dolaşıp Beşiktaş’ın Sebat ve Rize’ye yatması sonucunda Bursa’nın küme düşüşüne bağlayanları dinliyoruz. Hele son maçta “emniyetin yeni sporda şiddet yasasında elini daha fazla kuvvetlendirmek için yol verdiği” ihtimalini göremeyenlerin sesi daha çok çıkar halde. Peki kardeşim her şey 5-6 senelik mi? Öncesi hiç mi yok bunun? diye sordum kendime ve araştırdım…

1980 yılında, 12 Eylül faşist darbesinden beş gün önce lig maçına Bursaspor deplasmanına gitmişti Beşiktaş. Maç 5-0 lık Bursa galibiyeti ile sonuçlanmış ve maç çıkışında Bursaspor taraftarları o zamanın Beşiktaş tribününün kafa adamlarını kıstırmış, berber makinası ile saçlarını traş etmişler. Asker traşı değilmiş, bildiğiniz eşşek traşı uygulanmış. Bunun rövanşında aynı ceza daha ağır olarak Beşiktaşlılar tarafından Bursa tribününe kesilmiş. O seneden, o ilk traş olayından sonra araları hep gerginmiş. 

Çok maçta olay çıkmıştı. Son meydana gelen olayın tamamı o zaman çıkan olayların ancak kısa özeti sayılır. 80 lerin Beşiktaş tribünlerinin önde gelenlerinden ve şu an Kadıköy yakasında Moda ve Göztepe’de ikamet eden iki eski tribüncü anlattılar bu başlangıcı. “Çok kişi bilmez, bilenlerde zaten bıraktıklarından hatırlanmaz” dediler. “5-0 lık sonuç koymuştu ama asıl o traş olayı deli etmişti bizi” diye özetlediler. “Bursa deplasmanı her zaman pisti, Fener içinde bizim içinde pisti” diye tamamladılar.
– Abiler, ‘peki bu küme düşürme, yatma, şaibe işinin etkisi yok mu?’ diye sordum…
– Kızdılar. Beşiktaş kimseye yatmaz. Ama ne yazık ki o sene bir facia. Futbol, ilişkiler eskisinden çok daha kirli artık. Etkisini sordun, olmaz mı? Var tabi, 80 lerde tribün kapma kavgalarıyla doğan nefret ve şiddet o yıllarda sıkça yaşanan benzer olaylar çerçevesinde sürüp gitmişti. Çok insan yaralandı, sakatlandı, hatta hayatını kaybedenler oldu. Yeni yüzyıldakiler bilmezler, duymamışlar, yaşamamışlar. Ancak bizim (Beşiktaş’ın) Bursaspor nefretimizin asıl sebebi o traş işiydi. Onların ise, traş sonrası her maç bizden aldıkları ağır yaralardı. Bu yaraları hemen kan akan yara sanmayın, kötü almıştık intikamımızı, yara onun yarasıydı. Biz, bize yapılanı asla unutmadık, intikam almamıza rağmen “ohh bu kadar işte” demedik. Onlar ise verdiğimiz cevaba karşılık veremediler senelerce.
– Son olayı nasıl yorumlarsınız?
– Eskiden olsa yorum yapalım tamam ama şimdi bakıyoruz polis çok değişti. Gazlar, bombalar, robocop, jop, siviller… Tribün yapıları değişti. İlişkiler, gruplar, rakip takımların tribünleri arası kankalıklar… Bizim zamanımız çok farklıydı.
– Sporda Şiddet yasası?
– Sporda şiddetin cezası sarı kart, kırmızı kart. Stad dışındaki olay asayiş olayıdır! Sokak kavgasıdır. Yaralamadır. Sporun şiddet yasası ismi bile komik. 
– Abiler sonuç?
– Sonuç şu: Bugün viskisini yudumlayıp, purosunu içerek maç izleyenler var. O zaman buz gibi havada sabahlayan, tribünü kapmak için canını ortaya koyanlar vardı. Şimdi maçın yorumu elli kanalda elli kişiye kalmış. O zaman maçın yorumunu ertesi sabah antreman sahasında taraftar yapardı. Gereken durumda futbolcuda bu yoruma dahil olurdu. Bazen koşarlardı biz arkalarından anlatırdık. Bazen tepsi etrafınde toplanır baklava yerken konuşurduk. O zaman maç kritikleri antreman sahalarındaydı. Devir çok değişti.
Not: Bu röp. video çekimi olarak yapılacaktı. Ancak bir ön görüşme için kendileriyle bir araya geldik ve çay sohbetinde yapıldı. Yakın bir zamanda kamera önünde ve çok detaylı olarak yapılacak ve bir kanalda yayınlanacak. Bu kısa konuşmayı onların okeyini alarak yazdım. Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş tribünlerinde 1980 de bulunmuş ve aktif olarak stad dışındaki tribün hayatında yer almış kişiler o dönemi anlatacaklar.

Tren rezervasyonu ve şaka gibi görevli

In ankara, kars, polis, rezervasyon, tcdd, tren, şaka on Mayıs 31, 2009 at 11:59 am

Bu olay 25,05,2009 tarihinde 15.00 – 17.00 saatleri arasında yaşanmıştır. bugün tcdd sitesine girdim ve ankara-kars-ankara yataklı vagonda gitmek için rezarvasyon yaptım. tek kalmak için 4 yatakli odayi kendi adima rezerve ettim. bir saat sonra aradilar ve “yolcularin isimlerini” sordular. “tek gidicem” dedim. olmaz dedi telefondaki bayan… nasıl olmaz kardeşim “tek” gidicem yaşım 18 den tam 18 büyük gidicem dedim. kadın yaşın kaç olursa olsun “yolcu ismi vereceksiniz “dedi… ya sabır çekip “hanımefendicim ben odayı tek başıma tutuyorum, başkasını almayacam, tek yolcu benim 4 yatak parası vericem” dedim. kadının cevabı “sisteme 1 isim ancak 1 yatak için girerim siz tek binersiniz ama sonra tren dolunca 3 kişi gelir” dedi. ulan dedim tanıdık birisi tcdd de çalışıyor herhalde. benle kafa buluyor ismi görünce diye düşündüm. daha fazla telefonda karşımdakine fırsat vermemek için tamam yaz yolcuları diyerek 3 isim salladım. Kadın evet, evet diyerek 20 saniye daha hımmm evet sesleri çıkardı ve “bakın işte bu kadar neden saklıyorsunuz diğer yolcuları, bir sakıncası mı var, artık rahat rahat yolculuk edersiniz, kimse girmez odaya” dedi. ben de nasılsa taşşak pozisyonu “ya kardeşim kan davası var, bunların ismini yazmasan iyi olurdu” dedim… kadının cevabı “hadi ya” olup kapadı… ya dedim ne camia, tcdd de bile tanıdık var, ibne işi gücü bırakıp benle dalga geciyor diye düşündüm. 30 dakika sonra telefon yine çaldı arayan numara Ankara… Gar polisi… “kan davası ve yolcuları” sordu. dedim kardeşim kapat ben seni arıyorum. aradım “hasss hakikaten polis, karı gidip polise söylemiş. 15 dakika polise durumu anlattım, herif yarıldı gülmekten, kardeşim kusura bakma, sen bu kadını görsen bize hakverirdin”dedi. Tamam abi söz gelicem ve görecem o kadını…

%d blogcu bunu beğendi: