Gürkut Gürsoy

Archive for the ‘Zeki Rıza Sporel’ Category

Zeki Rıza Sporel

In Fenerbahçe, kaptan, Zeki Rıza Sporel on Kasım 3, 2012 at 12:01 pm

Fenerbahçe’de kaptan denilince akla Zeki Rıza Bey gelir.

image

Vefatının 43.Yılında saygıyla anıyoruz büyük kaptanımızı.

Başını Öne Eğme Aldırma Fener, Çok Yakında Güneşli Günler

In Ayetullah bey, Fenerbahçe, Galip Kulaksızoğlu, Lefter Küçükandonyadis, Naci Erdem, Necip Okaner, Zeki Rıza Sporel on Mayıs 10, 2012 at 11:21 pm

1907 den bu yana çok acı, çok zor günler yaşadığımız olmuştu. İşgal yılları, İstiklal savaşı yılları, Cumhuriyetin ilk yılları, 2.Dünya Savaşı günleri, yangınlar, şehitler, maddi zorluklar, ihanetler… Şanlı tarihimizde zaferlerimizden daha önemliydi zor günlerden başı dik alnı açık çıkmak. Teslim olmamak. Kulübün mevcudiyetini sürdürmesini her türlü başarıdan önemli görmek, öncelikli tutmak. Aslında son derece iddialı devrimci bir söylem olacak ancak 1907den bu yana BİZ ASLA TESLİM OLMAMIŞTIK.

3 Temmuz 2011 ile başlayan siyasi ve okyanus ötesi ötesi saldırılara da direndik direniyoruz. Bu süreçte bizi düşmandan çok içimizdeki hainler yaraladı. Yılmadık, düşmedik, pes etmedik. Tarihimizin her saniyesine layık bir direniş destanı yazdık, yazıyoruz. Belli ki daha uzun yıllar sürecek bu mücadelemiz. Ancak şimdi çok önemli bir dönüm noktasındayız. Ve Cumartesi günü sahaya sadece bir futbol maçı için veya bir şampiyonluk mücadelesi için çıkmıyoruz. Cumartesi günü sahaya Kaptan Zeki Rıza Bey en önde ardında Galip Bey, Hintli Asaf, Fikret Beyler, Naci, Lefter, Can, Ergun, Müjdat, Basri, Cihat, Ogün, Cemil, Alpaslan, Rıdvan ve yüzlerce sarı-lacivert çubuklu ile çıkacağız. Başkanı esir düşmüş kulübün çubuklu formalar içindeki futbol takımı şeref tribünde bulunan Ziya Songülen Beyefendiyi selamlayacaklar. Ayetullah Bey ve Necip Okaner Beyler gülümseyerek alkışlayacak onları. Papazın çayırından, Kuşdili çayırından koşarak gelen halk Ya-ya-ya şa-şa-şa Fenerbahçe çok yaşa diye bağıracak ve göz yaşlarıyla kucaklayacak onları. Elkatip zade Mustafa Bey yanında bulunan Dağlaroğlu’na dönecek ve yaz bunları “bu çocuklar unutulmasın asırlarca” diyecek. İslam Baba “Şampiyon olmak mümkün Fenerbahçe olmak imkansız” diyecek. Sonra seromoni başlayacak. Futbolcularımızın yanlarında çubuklu formalar içinde küçük çocuklar olacak. Basın tribününde Halit Çapın  küçük çocukları işaret ederek “Biz Fenerbahçeliyiz, bizden çok adam çıkar” diyecek yüksek sesle. Hintli Asaf ve Cihat ellerinden tutarak ortalarına alacaklar bir numaralı kazağı giymiş olanı ve kaleye götürecekler. Zeki Rıza Bey orta saha yuvarlağına gidecek kolunda kaptanlık bandı olan çocukla ve traş edilmiş o güzel başını öperek “çağır arkadaşlarını yanına” diyecek. Lefter okkalı bir küfür savuracak ve “hayat tek maç o da bu maç” diyecek çocuklara. Galip Bey alacak sözü ve “siz Fenerbahçesiniz, Fenerbahçe tarihinde asla maç bitmeden tur atmaz ancak siz o turu bizlerin kucaklarında halkın omuzlarında sonuca bakılmaksızın maç öncesinde attınız zaten” diyecek. Sonra hep birlikte ellerini birleştirecekler hararetle Türkçe, Rumca, Portekizce konuşacaklar aralarında fakat kulakları sadece tek bir sesi duyacak “HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ”! Hepsi mevkilerine geçecekler. Tribünlerden bir uğultu yükselecek “Fenerbahçe Yıkılmaz”. Düdük çalacak ve…

Fenerbahçe 4 Beşiktaş 0 (28.11.1924)

In 28 kasım 1924, Dr. Sertaç Kayserilioğlu, Fenerbahçe, Fenerbahçe Tarihi, Refik Osman, Zeki Rıza Sporel on Nisan 3, 2011 at 3:10 pm

Fenerbahçe – Bursaspor maçı için iki kombine hediye etmek istedik. Önceki yazımızda kombinleri vermek için sorumuz olduğunu belirttik.

(Bkz: Önceki Yazı)

17 farklı kişiden cevaplar geldi. Ancak aralarında doğru cevap yoktu. Bu yüzden kombine hediye edemiyoruz kimseye. İşte o soruların cevabını içeren 4 Eylül 2009 tarihli blog yazımız:

NTV Tarih dergisi, sayı 7, sayfalar(44-45), Ağustos 2009:

İlk Beşiktaş – Fenerbahçe Derbisi” **Rakip eksik biz de bir kişi çıkaralım**

İlk Beşiktaş – Fenerbahçe Derbisi” **Rakip eksik biz de bir kişi çıkaralım**

28 Kasım 1924 Taksim Stadı. Maçın henüz 4.dakikasında bir faul dolayısıyla hakemi ikaz eden Ömer (FB)’e sinirlenen Şahap (BJK) bir tokat atar. Ömer karşılık verince hakem her ikisini oyundan çıkarır ve sahadan atar. 5.dakikada Cafer(FB), 20.dakika Zeki(FB) ve 26.dakika Alâeddin(FB)’in golleriyle ilk yarı 3-0 Fenerbahçe üstünlüğü ile biter. İkinci yarı takımlar sahaya geldiğinde maçın hakemi, Beşiktaşlı Şahap’ın takımıyla sahada olduğunu görür ve dışarı çıkmasını ister. Şahap duruma itiraz eder ve sahadan çıkmaz. Beşiktaş kaptanı Refik Osman hakemin isteği üzerine Şahap’ı saha kenarına götürür. Ancak, Şahap bu sefer kale arkasına geçip sürekli sözlerle maça müdahale etmeye devam eder. Şahap’ın ağlayarak bu durumu devam ettirmesine Refik Osman çok kızar ve üzülerek maçı bırakıp sahadan çıkıp gider.

Beşiktaş 9 Fenerbahçe 10 kişidir sahada. Maçın 74.dakikasında Fenerbahçeli Seyfi ya da Sabih Beşiktaşlı Cavit’in sert müdahalesi ile sakatlanarak oyundan çıkar. Takımlar sahada 9 ar kişidir. 76.dakika Zeki 4.golü atar. Bu maçtan sonra Refik Osman Beşiktaş takımından istifa eder ve Galatasaray’a gider. (Kaynaklarımız: 1-Dr. Rüştü Dağlaroğlu (Fenerbahçe Tarihi), 2- Cumhuriyet Gazetesi, 3- Milliyet Gazetesi 4- Maçı izleyen spor yazarı Salim Hamdi’nin maç yazısı).
Beşiktaş son derece sert oynamış. Oyuncuları sık sık hakemle ve kendi aralarında tartışmalar yaşamış. Beşiktaş kaptanı bu durumdan ve Şahap’ın davranışlarından rahatsız olup sahayı terk etmiş ve bununla kalmayıp Beşiktaş’tan ayrılmıştır. Kaptan Zeki Rıza Sporel’in “Dokuz kişilik takıma karşı bizim 10 kişi oynamamız olmaz. İzninizle biz de dokuz kişiyle devam edeceğiz” demesi tam bir süsleme sanatı ve Pollyanna ruhudur. Doğru değildir. Ne ertesi günün gazetesinde, ne Dağlaroğlu’nun kitabında ne de Salim Hamdi’nin gazete ve dergide çıkan maç yazısında Dr.Sertaç Kayserilioğlu’nu doğruluyan bir ifade yoktur. Hatta sakatlanarak oyundan çıkan Fenerbahçeli’nin hastanedeki bir resmi gazetede yayınlanır maçtan birkaç gün sonra. Doğruyu yazmak Fenerbahçe-Beşiktaş rekabetine gerçek hizmettir. Masal gibi göz yaşartıcı anlatımlarla süslemek dostluğa değil tarihi çarpıtmaya, insanları kandırmaya yol açar.

Aziz Bey; Bilica senin kaptanındır, Fenerbahçe’nin değil!

In Alpaslan Eratlı, Galip Kulaksızoğlu, Naci Erdem, Zeki Rıza Sporel on Ocak 28, 2011 at 10:53 am

Sayın Aziz Yıldırım!

Fenerbahçe tarihi hakkında paralar harcayarak belgeseller yaptırdınız ama çok net ortaya çıkan o belgeselleri bile izlemediğinizdir. Ya da izliyorsunuz ama anlamıyorsunuz..! En kötüsü ise anlıyorsunuz ve bütün bunları bilerek, isteyerek yapıyorsunuz. Ben, Fenerbahçe tarihini bilmediğinizden yola çıkarak yazıyorum bu yazıyı.

Fenerbahçe’de kaptanlık en az başkanlık kadar önemlidir. Ancak siz hem başkanlığı hem kaptanlığı katlettiniz. Yoldan geçen her adama kaptanlık veremezsiniz. Verirseniz ya Fenerbahçeli değilsiniz ya da Fenerbahçe tarihine düşman birisiniz. Bu kulüp kuruluşundan bu yana başkanlarından çok kaptanlarının omuzlarında büyümüştür. Ve o büyük kaptanlardan bazıları futbolu bıraktıktan sonra başkanlık görevine yükselmişlerdir.

Zeki Rıza Sporel

Zeki Rıza Sporel

Galip Kulaksızoğlu

Galip Kulaksızoğlu

Necip Bey, Galip Bey, Zeki Rıza Bey, Fikret Arıcan, Cihat Arman, Fikret Kırcan, Naci Erdem, Şeref Has, Can Bartu, Ziya Şengül, Cemil Turan, Alpaslan Eratlı Fenerbahçe Futbol Takımı kaptanlarıdır. İki sene, on sene, on altı sene kaptanlık yapanlar vardır.

 

Naci Erdem

Fenerbahçe takım kaptanlığı bir maç ona bir maç buna verilmez. Hele ki ona buna hiç verilmez! Fatih Akyel’e, Emre Belezoğlu’na, Mehmet Topuz’a ve sonunda Bilica’ya o bandı taktıran zihniyet Fenerbahçe tarihine ve Fenerbahçe’ye ihanet etmektedir. Fenerbahçe’nin kaptanları Galip Bey‘dir, Zeki Rıza Bey‘dir, Cihat Arman‘dır, Fikret Arıcan’dır…

 

Cihat Arman

Cihat Arman

Emre, Fatih, Topuz ve Bilica Fenerbahçe’nin kaptanı değildirler ve olamazlar. Sadece onları bu takıma getirip, bu takımda tutan ve o bandı onların kollarına takan Aziz Yıldırım’ın kaptanlarıdır.

İyi oku Aziz bey, senden büyük FENERBAHÇE var. Emre’yi Bilica’yı Azizbahçene ister kaptan yaparsın istersen kapıcı. Ama Fenerbahçe’ye kaptan yapamazsın. O kaptanlık bandı onlara yüz kat bin kat büyük gelir. Seni ise çok ama çok aşar Aziz bey.

Fenerbahçe tarihi Aziz Yıldırım’a rağmen, Aziz Yıldırım’ın tarihimize ve değerlerimize karşı ihanetlerine rağmen haykırarak şunu söyler:

Fenerbahçe’de kaptan denilince Zeki Rıza Bey akla gelir.

Bizim için aziz olan sadece FENERBAHÇEdir.

 

Cem Atabeyoğlu

In Cem Atabeyoğlu, fenerbahçe, Fenerbahçe Tarihi, Galip Kulaksızoğlu, Zeki Rıza Sporel on Aralık 11, 2009 at 10:51 pm
Cem Atabeyoğlu’nu evinde ziyaret ettik bu akşam. Çok uzun ve çok güzel bir sohbet yaşandı. Allah uzun ömür versin isim isim, gün gün her konuyu ve içeriğini hatırlıyor ve anlatıyor Cem baba. Bizim için çok önemli bir isim. Sadece bizim için değil Türk spor tarihçiliği için en önemli isimlerden birisi. Bu sohbetin içinden kısa bir aktarım size:
Fenerbahçe 100 yılı aşmış bir tarihe sahiptir. 10 yıl sanan idareciler ve yeni seyirci profili, popüler kültür Fenerbahçesi ile meşguller. Onlardan en az 90 yıl fazlamız var. Sevinilecek bir durum!
– Fenerbahçe’nin en büyük iki efsanesi Galip Kulaksızoğlu ve Zeki Rıza Sporel’dir. Fenerbahçe tarihinde kaptan denince Zeki Rıza bilinir. Bu iki isim mutlaka yeni nesillere anlatılmalıdır.
Naci Erdem ve Cem Atabeyoğlu ziyaretleri geniş olarak yakında burada olacak.
Sırada başka büyüklerimiz var. Hepsini tamamlayıp bloga koyacağız.

Atatürk Büstü Nerede?

In Atatürk, fenerbahçe, Fenerbahçe Stadı, Gazi Büstü, Gazi Hazretleri, Zeki Rıza Sporel on Ekim 27, 2009 at 9:24 pm

Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin büstünün Fenerbahçe Stadı’nda açılışının üstünden 75 yıl 5 ay geçti. Bu son derece anlamlı ve bir o kadar değerli büst ne yazık ki 1970 lerden bu yana yok!

Kulübümüzün bu konuyu araştırmasını ve Gazi heykelini bularak stadımızın girişine, ait olduğu yere, geri getirmesini bekliyoruz.

1 Haziran 1934 günü unutulmaz kaptanımız, Fenerbahçemizin ve Milli Takımımızın efsane futbolcusu Zeki Rıza SPOREL’in jübilesini yaptığı gündür. O gün stadımızda efsane kaptanımızı futbol sahalarından uğurlamanın hüznü ve Gazi Hazretleri‘nin büstünün açılışının onuru aynı anda yaşanmaktadır.
Fenerbahçe Spor Kulübü ne yazık ki o günü sadece tarihte kalmış bir gurur abidesi olarak yaşamaktan öteye gidememektedir. Ulusal önderimiz, baş kumandanımız Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin büstü kayıptır. Ve bu güne kadar efsane kaptanımız, büyük golcümüz, başkanımız Zeki Rıza Sporel’in ismi kulübümüze ait hiç bir tesise verilmemiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü bu iki üzüntüyü bir an önce sonlandırmalıdır.
Not: O dönemin basın organlarında ve halk arasında ulu önder Atatürk‘ten (benim çok sevdiğim bir şekilde) “Gazi Hazretleri” şeklinde bahsedilmektedir.

Fenerbahçe Halkındır

In Ayetullah bey, bilet fiyatı, fenerbahçe, Fenerbahçe Halktır, fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe Tarihi, Fenerbahçelilik, Galip Kulaksızoğlu, kaptan, Zeki Rıza Sporel, ziya nurizade songülen on Ağustos 13, 2009 at 10:54 pm
Fenerbahçe Spor Kulübü tarihini az çok hepimiz biliriz. Çok detaylandırılmamış olsa bile 1899 da Black Stocking FC kurulurken ülkedeki monarşi rejiminin baskı ve cezalandırma girişimlerine futbol aşkı ile karşı koymuş fedakâr insanlar atmıştır Fenerbahçe’mizin temellerini. Sürgünler, hapisler, kaçak yaşamak zorunda kalmalar, kimlik değiştirme zorunda kalan futbolcular hepimizce bilinir. 1907 ye gelindiğinde tüm mal varlıklarını feda etme derecesine gelen onurlu insanlar Fenerbahçe Spor Kulübünü hayata getirmişlerdir. Savaşlar, işgaller, baskılar, gaziler, şehitler, hapisler, sürgünler… Fenerbahçe her koşulda, her zorlukta bağrından çıkan insanlarını vatana feda etmiş ama varlığını sürdürmüştür. İşgalcileri futbol sahalarına gömmüş ve halkımızın kalbine girmiştir. Fenerbahçe halkın takımıdır. Halkla beraber asla yılmadan yoluna devam etmiştir. Atasının takdirini ve sevgisini haklı olarak kazanmıştır. Halk kitleleri akın akın Fenerbahçe’ye koşmuştur. Çünkü kendisinden bir şeyler bulmuştur herkes Fenerbahçe’de. Askerler, öğrenciler, dar gelirliler hep Fenerbahçe’ye gönül vermişlerdir. Çünkü Fenerbahçe sadece kahramanlık öykülerinin bir kahramanı değil aynı zamanda maddi zorluklar yaşadığı zamanlar bile en ucuz maç biletini satan ve tribünlere herkesin gelmesini sağlayan takım olmuştur. Galatasaray’ın Taksim Stadında 2000 seyirciden kazandığı hâsılatı Kadıköy’de 4000 kişiden alamayan buna rağmen tribünlerini halka açmak için her türlü fedakârlığı yapan takımdır Fenerbahçe. Öyle ki günlük gazetenin 5 kuruş olduğu dönemde maç biletini öğrenci ve zabitler için 50 kuruş olarak belirlemiş, en pahalı tribün biletini ise 150 kuruştan satmıştır. Özel tribün ise 200 kuruştur. Basit bir hesapla bugün; bir günlük gazetenin fiyatı 50 kuruştur ve bu durumda Fenerbahçe en ucuz bileti 5 Liraya en pahalı bileti ise 20 liraya satmıştır. Son derece komik rakamlardır ama kulüplerin bağışlar dışında tek geliri maç hâsılatıdır ve Fenerbahçe halkı kucaklamasını her zaman bilmiştir. 6 Haziran 1932 sabahı 03.00 de başlayan yangınla Kuşdili’nde bulunan kulüp binamız kül olmuştu. 25 Yılın tüm kupaları, resimleri, kayıtları, anıları yanıp gitmişti. Tüm ülkede büyük bir acı ve üzüntü yaşanıyordu. Halk Fenerbahçe’sine sahip çıkıyor 7 den 70 e herkes maddi destek veriyor ve yeni Kulüp binası için yardım toplanıyordu. Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere tüm Fenerbahçeliler ve hatta Galatasaraylılar yardım kampanyalarına katılıyorlardı. Kısa sürede toplanan meblağ ile yeni binamız ve yangından bir ay önce hizmete giren yeni stadımızın ek tahta tribünleri yapılıyordu. Fenerbahçe yaşadığı bu felakete rağmen maç biletlerine zam yapmıyor hatta öğrenci ve askerlere ek olarak kulüp üyelerine, sporcu yakınlarına da indirimli biletler çıkıyordu. Halkın cebine göz dikerek, saçma sapan transferlerin borç yükünü taraftarının cebinden çıkartmaya çalışarak değil, en zor anında hiç düşünmeden yardımına koşan halka borcunu daha çok çalışarak, sahada çok koşarak ve yeni zaferler kazanarak ödüyordu Fenerbahçe. Kendi başarısızlıklarını örtmek için ülke gerçeklerini göz ardı edip taraftarını stadyumdan uzaklaştıran politikalarla uzaktan yakından alakası yoktu Fenerbahçe’mizin. Ve o Fenerbahçe halkın gururuydu. O formayı giyenler herkesin evladı, kardeşi, abisiydi. O formayı giyenlere kaptanlık yapanlar erdemli, örnek, başarılı ve lider kişilerdi. Sokaktan geçen herkes o formayı giyemez, o kaptanlık bandını koluna kimse kolay kolay takamazdı. Bu kulüpte KAPTAN denince hemen akla gelen isimler vardır. Zeki Rıza’nın kemiklerini sızlatmaya kimsenin hakkı yoktur. Fenerbahçe halkın takımıdır ve onu büyük yapan kupalar, şampiyonluklar değildir. Fenerbahçe’yi büyük yapan tarihidir, kurtuluş savaşında verdiği mücadeledir, halkını kucaklamış olması ve halkın takımı olmasıdır. Fenerbahçe’nin değerleri, Fenerbahçe’nin gelenekleri, Fenerbahçe’nin her şartta ve zamanda öncelikleri, olmazsa olmazları vardır.
Fenerbahçe halktan kopuyor. Fenerbahçe idarecileri kulüp değerlerine ihanet ediyor. Fenerbahçe stadının tribünleri tahta iken büyüktü, sahası çamurluyken büyüktü, oyuncusunun alnından kan damlarken sahada savaşmaya devam ettiği zaman büyüktü, maddi zorluklar yaşadığı dönemlerde de büyüktü. Yakın zamana kadar tuvaleti kokan, çatısı akan stadı olduğunda da büyüktü Fenerbahçe. Lüks stad, modern tesisler elbette güzel ama ne Topuz’un kolundaki bandı ne de 55 TL olan kale arkası biletini bize anlatamazsınız. Müşterileriniz ve şak şakçılarınız yer ama biz yemeyiz. Hadi yaptık bir hıyarlık biz de yedik. Varsa cesaretiniz gidin Ziya Songülen’e, Ayetullah Bey’e, Necip Okaner’e, Galip Kulaksızoğlu’na, Asaf Bey’e, Fuat Hüsnü Kayacan’a anlatın. Zeki Rıza Sporel’e anlatın, Alâettin Bey’e, Mehmed Reşad’a anlatın. Yanan kulüp binası için kumbarasını getiren küçük çocuğa anlatın, okulda yardım toplayıp getiren Büyükadalı öğrencilere anlatın. İsterseniz 1899 yılından itibaren 1000 isim sayayım size. Bize bir şekilde yedirirsiniz belki ama Fenerbahçe Tarihine, Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapanlara yediremezsiniz. Fenerbahçe’yi Halktan Koparamazsınız.
%d blogcu bunu beğendi: