Gürkut Gürsoy

Posts Tagged ‘ölüm’

Aslolan Katilin Siyasetidir!

In Asker, Çocuk cinayetleri, Ölüm, Örgüt, Öğretmen, Devlet, Ermeni, Kadın cinayetleri, Mehmetçik, Teferruat, Zehirlenme, İnsan on Mayıs 9, 2017 at 3:01 am

Sağ-sol tüm siyasetlerin içinde insan olmayan bir asker söylemi vardır! Ölüm şekillerine göre siyaset malzemesi olan teferruattır askerler! Çatışmada ölürse asker önemlidir birileri için. Aynı asker zehirlenerek ölürse yok hükmündedir o birileri için. Karşı kaldırımda da durum farksızdır. Zehirlenince birden önem kazanan asker çatışmada ölünce görünmez olur. Hele ki afedersiniz Ermeniyse o asker ve askerlik yaparken şüpheli şekilde öldüyse çoğunluk görmezken ancak bazı gazetelerde 3.sayfa haberidir.

Öldürülen 7-9-14-17-19 yaşında çocuklar ve gençler için de durum aynıdır! Ölenin kim olduğu değil, katilin kim olduğu önemlidir! Öldürülenler teferruattır!

Katledilen genç kadın öğretmeni öldüren bir örgütse önemlidir o cinayet! Katledilen kadınların katilleri kocaları veya töre cinayeti işleyen aileleriyse önemsizdir o ölümler…

Kısaca insan önemsizdir. Katil önemlidir! Önemli olan katil kimdir ve kimin emriyle, hangi siyasi amaç için basmıştır tetiğe! İnsanlar öldürülür ancak sen tepkini koymak için beklersin… Katil hangi görüştendir? Katil devletin bir memuru mudur? Yoksa katil bir örgütün mensubu mudur? Öğrenirsin ve siyasetine uygun olarak sloganlaşmış hazır kalıp tepkini koyarsın. Aslında sen öldürülen çocuğa, askere, kadına sahip çıkmazsın. Siyasetin vardır ve siyaset sana “ölen teferruattır” diye öğretmiştir.

Mevcut tüm silahlı örgütler ve devletler aslında birer katildir. Ölü seçen bizler ise bu cinayetlerin işlenmesinde suç ortaklarıyız.

Rakel Dink’in dediği gibi “Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyoruz. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz”…

Unutmayın; sizin ölüleriniz, bizim ölülerimiz yok! Onlar hepimizin ölüleri…19.06.2017

Reklamlar

Taksim Meydanında Nükleere Karşı Çadır

In çadır, çevrecilik, greenpeace, nükleer enerji, trt belgesel on Haziran 7, 2011 at 1:37 am

Nükleer enerjiye ve bu enerjinin üretileceği santrallere karşı çıkmak sanıyorum çok doğru bir durum. Bu karşı çıkışı mümkün olan her platformda dile getirmek ve insanları bu konuda bilinçlendirmek daha güzel bir durum. Ancak itiraf edeyim ki ben bu sabah Taksim Meydanına kurulmuş kamp çadırları ve dev varilleri görünce “huoop noluyoz yaww, dün gece içmedim ki” dedim. Dedim mi? Evet, dedim! Kıskandım mı? Kesinlikle kıskandım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yaw baksana okumuş gençler evi barkı terk etmiş meydana çadır kurmuş Nükleer enerji karşıtı gösteri yapıyorlar. Bunu İstanbul’un göbeği Taksim’de yapıyorlar. Türk polisinin en etkili manevra alanında yapıyorlar… Ve ben bu insanları deli gibi kıskandım. Düşün kardeşim akşam gidip Taksim’de girmedik bar, içmedik alkol bırakmamışsın. Eve dönüş derdi yok, otele git derdi yok, taksi parasıydı, ehliyeti kaptırma derdi tasası korkusu yok. Gel meydana gir çadıra uyu. Sabah polis panzeri üstüne önce gaz bombası sonra boyalı su atmazsa nefis bir mekanda uyanıyorsun. Meydanda büfelerde dilli kaşarlı portakal suyunu çekiyorsun ve zaman kaybetmeden biralamaya başlıyorsun. Walla Kıskandım. Nükleer hakikaten büyük tehlike demek ki bu insanlar Türk Polisi’nin şefkatli davranışlarıyla her an karşılaşabilme yüksek ihtimalini önemsemiyorlar. İşte düşünün Nükleer enerji o kadar büyük tehlike. Eylemciye selam, eylem konusu Nükleer Enerjiye karşı duruşa devam. Taksimde kamp çadırı hayaldi gerçek oldu ya helal.

%d blogcu bunu beğendi: